Tarih

Selahaddin Eyyubi kimdir, hayatı ve yaptıkları

Selahaddin Eyyubi, Arap devlet adamı, komutan.

Selahaddin Eyyubi, bu günkü Irak sınırlarında bulunan Tikrıt‘ta 1138 yılında doğdu. Eyyubi Devleti‘nin kurucusudur. Emir Necmeddin Eyyub‘un oğludur. Necmeddim Eyyubi, Selçuklu Türk Emiri İmadeddin Zengi‘nin hizmetinde görevliydi.

Babası, Selçuklu komutanı, Musul Atabeyi Nureddin tarafından Baalbek Valiliği‘ne atandı. Selahaddin bu şehirde büyüdü. İyi bir din eğitimi aldı. Yetiştiği dönemlerde Türk Kültürü‘nü yakından tanıma fırsatı oldu.

Selahaddin ayrıca, Geometri, Astronomi, Matematik ve Aritmatik konularında uzmandı. Ayrıca Mantık, Felsefe, Sosyoloji, Fıkıh (İslam Hukuku) ve Tarih öğrenmiş, Şam’da Dar’ul-Hadis (Hadis Üniversitesi)’nden mezun olmuştur.

Selahaddin Eyyubi, Türkçe, Arapça ve Farsça bilirdi.

Musul Atabeyi Nureddin, 1154‘te Şam‘ı aldı. Selahaddin de onun sarayına gitti. Nureddin’in komutanlarından, Selahaddin’in amcası Asadettin Şirkuh‘un hizmetine girerek askeri eğitimine başladı.

Nureddin’in Mısır Seferi‘ne katıldı. Nureddin’in veziri Şirkuh ile Kudüs Kralına karşı savaşa katıldı. Kudüs Kralı yenilgiye uğratıldı.

Daha sonra Kudüs Kralı’nın, Mısır’a saldırması üzerine Fatımi halifesi, Nureddin’den yardım istedi. Nureddin, Şirkuh ve Selahaddin’i ordu ile Mısıra gönderdi. Şirkuh, Kudüs Kralı’nın kuvvetlerini bozguna uğrattı.Fatımi Halifesi’nin veziri oldu.

Şirkuh ölünce 1169 yılında 31 yaşında yerine geçen Selahaddin, Mısır’ı Nureddin’e bağlı olarak yönetmeye başladı. Aynı zamanda Suriye birlikleri komutanı oldu. 1171 Yılında Mısır Fatımi Halifeliği‘ni kaldırarak “Sünniliğe dönüldüğünü; Bağdat’taki Abbasi Halifesi‘ne bağlı kalınacağını” ilan eden Selahaddin, Mısır’ın tek yöneticisi durumuna geldi. Böylelikle mezhep çatışmaları sonucunda Haçlılar karşısında birlik olmayı başaramayan Müslümanların önündeki büyük bir engel Selahaddin Eyyubi tarafından kaldırılmış oldu.

Nureddin‘in 1174‘te ölümü üzerine Selahaddin, Nureddin’in dul eşi İsmedüddin Hatun ile evlendi. Selahaddin bağımsızlığını ilan etti. Kendi adına hutbe okutup para bastırdı.

1174 ten 1186 yılına kadar, Suriye, Mısır, Filistin ve civarlarındaki Müslümanlara ait toprakları fethederek yönetmeye başladı.

1177 Yılındaki Montgisard Muharebesi‘nde Kudüs Kralı IV. Baldwin‘e yenildi.

Selahaddin, kararlı hareketleri, mertliği, cömertliği, dürüstlüğü ve merhametiyle ünlendi. O zaman kadar birbirleriyle didişmekten Haçlıların karşısına güçlü bir şekilde çıkmaya fırsat bulamayan Müslümanlar’ın güçlenmesini sağladı.

Güçlü bir donanma ile İskenderiye önlerine gelen ve karaya çıkan Normanlar‘ı üç gün içinde yenilgiye uğrattı. Normanların hepsi öldürüldü, büyük ganimetler ele geçirildi.
Selahaddin kolaylıkla Suriye‘yi ele geçirdi. Halep’i ve Musul’u aldı. Bunlardan önce Selahaddin, kardeşi Turanşah’a Yemen’i aldırmıştı. Abbasi Halifesi, Selahaddin’i Mısır, Suriye, Yemen Hicaz ve Filistin hükümdarı olarak tanıdı.

Suriye / Şam’da bulunan Selahaddin Eyyubi Heykeli

Hükümdarlığını pekiştiren Selahaddin, haçlılarla savaşmaya başladı. Haçlılar, Mısır‘a giden kervanlara ve Hicaz‘a giden hacılara saldırıyorlardı. Selahaddin, haçlılarla uzun süren savaşlar yaptı. O bölgedeki Türk boyları da Selahaddin’e katıldı.

4 Temmuz 1187 tarihinde Selahaddin ordusuyla Kuzey Filistin’de Taberiye yakınlarında su kuyuları ile ünlü Hıttin‘i tuttu. Haçlılara bir damla su bırakmayan Selahaddin, susuzluktan ve disiplinsizlikten darmadağın olmuş haçlı Ordusu’nu bir hamlede yok etti. Hıttin Savaşı‘nda Selahaddin haçlıları çok ağır bir yenilgiye uğrattı. Hıttin‘de Haçlılar’ın 40.000 den fazla ölü verdiği kaynaklarda geçer.(1) Aldığı tutsakların arasında Kudüs Kralı Lüzinyalı Guy ve şehrin ileri gelenleri de vardı. Selahaddin savaşa neden olanları affetmeyip öldürttü. Hıttin’deki başarısından sonra kıyı şeridindeki pek çok şehri ele geçirdi. Hıttin Savaşı‘ndaki ağır haçlı kaybı Selahaddin’i Kudüs’ün fethine yönlendirecekti.

Selahaddin, Haçlılara en ağır darbesini 2 Ekim 1187 tarihinde Kudüs’ü Franklar’dan alarak indirdi. Böylelikle 88 yıl haçlıların yönetiminde kalan Kudüs yeniden İslam Orduları’nın komutasına girmiş oluyordu. Kudüs’ün Fethi’nden sonra Selahaddin, “Şehirde kimseye dokunulmayacağını, isteyenlerin 40 gün içerisinde şehirden güvenle ayrılabileceğini.“ bildirmiştir.

Selahaddin’in şanına gölge düşüren tek olay ise Sur‘un alınamamış olmasıdır. Kudüs’ün fethinden sonra dağılmış olan haçlılar, zorlu bir kıyı kalesi olan Sur’da toplanarak deniz yoluyla gelen haçlıların toplanma noktasını koruma altına almışlardı. Selahaddin, Sur‘a 3 kez saldırmışsa da başarı elde edememiştir.

Bütün bu gelişmeler üzerine Avrupa’da 3. Haçlı Seferi‘nin hazırlıkları başladı. İngiltere Kralı Arslan Yürekli Richard ve Fransa Kralı Filip Ogust, deniz yoluyla gelerek Akka Kalesi‘ne saldırdı.Uzun süren bir kuşatmadan sonra Haçlılar Akka ve Yafa’yı aldılar. Arslan Yürekli Richard, Selahaddin Eyyubi’yi Arsuf ve Yafa’da iki kez yendi ise de Haçlılar Kudüs’ü alamadı.Uzun geçen 3. Haçlı Seferi sonucunda Haçlılar bir şey elde edemediler. Ekim 1192 tarihinde Arslan Yürekli Richard‘ın ülkesine dönmek için yelken açmasıyla 3. Haçlı Seferi sonuçsuz bir şekilde sonlanmış oldu.

Selahaddin’in mertliği ve dürüstlüğü en büyük rakibi olan Hristiyanlarca bile dile getirilmiş ve bu onurlu komutana her zaman saygı duyulmuştur. Başta Erakles olmak üzere batılı yazarlar tarafından Selahaddin’den övgüyle söz eden pek çok eser kaleme alınmıştır.

Selahaddin Eyyubi, Şam‘da 1193 yılında 55 yaşında iken öldü. Öldüğünde Selahaddin’in bütün mal varlığının “1 Mısır Dinarı ve 36 Nasıri Dirhemi” gibi gülünç bir miktar olduğu söylenir. Ölümünden sonra Selahaddin’in yakınları imparatorluğu kendi aralarında paylaştılar.

Batılı çevrelerce hak ettiği saygıyı genelde gören Selahaddin Eyyubi’nin mezarı, Hıttin Savaşı’nın acısını unutamayan; hala haçlı ruhu taşıyan bazı batılı komutanların tacizlerine uğramıştır.

11 Aralık 1917 tarihinde Kudüs’e giren İngiliz Orduları Komutanı Orgeneral Edmund Henry Hynman Allenby Selahaddin Eyyubi’nin mezarına giderek; “Kalk Selahaddin biz yine geldik” şeklinde bir konuşma yapmıştır.

Fransız Generali Garo, 1920′deki Meyselun Savaşı’nın ardından Şam‘a girmiş ve Sultan Selâhaddin’in mezarına ayağıyla bir kaç kez vurduktan sonra , hala Haçlı ruhunu taşıdığını gösteren şu sözleri söylemiştir; “Ey Selâhaddin! Haçlı Seferi şimdi bitti! İşte biz döndük!..”

Selahadin Eyyubi’nin hayatını ve savaşlarını anlatan pek çok kitap ve makale yazılmış; film yapılmıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu